Takıntılarınızı Bırakacaksınız – Sohbet Hatları

Takıntıları olan insanlarız. Bu hepimizde var. Ancak kimisi bunu abartıp hayatını yaşanmaz hale getire biliyor. Peki bunlardan nasıl kurtuluruz sevgili sohbet hatları kullanıcıları? Olayın kaynağına ve neyi nasıl taktığımıza baka bilmek için bunları not ede biliriz. Nasıl bir takıntı dünyasında koşturuyor olduğunuzu anlamanın en iyi yolu, bunları yazmaktan geçer. Bir anda gözünüzün önünde sizi sıkıntılar dünyasına esir eden nedenler belirir. Yazdıkça problemleri anlarsınız ve çözüm üretmeniz kolaylaşır. Düşmanlarınızı görmeye başlarsanız, onlarla daha rahat savaşırsınız. Yaşadığınız her olayı olumlu düşünmeyi hiç denediniz mi? Ne kadar zor geliyor biliyoruz. Negatif düşünce zamanla bağımlılık yapan ve peşine takıp götüren bir alışkanlıktır. Aslında şöyle basit bir gerçeklik var. Olumlu düşünmek olumsuz düşünmenin boşluğunu doldurur. Eğer bu düşünce boşluğuna hâkim ola bilirseniz hayatta sizi yolunuzdan hiçbir şey çıkaramaz. Artık kendi başınıza kalmanın ve bütün zamanınızı sadece kendi isteklerinize göre harcamanın vakti gelmedi mi? Zor olduğunu biliyoruz ama modern insanlığın bu çetrefilli sıkıntısından kurtulmasının en temel yolu, biraz egoistçe gözükse de kendinizi en ön plana koymaktan geçiyor. Sonunda kazanan siz olacaksınız. Deneyin. Fırsat buldukça uyumaya ve bedeniniz dinlendirmeye çalışın. Gün içinde yapacağınız yirmişer dakikalık birkaç kestirme size düşüncelerinizi toparlama konusunda yardımcı olacaktır. Beden kontrolünü ne kadar ele alırsanız, zihin kontrolü de o derece kolaylaşmaktadır. Spor yaparken salgıladığınız mutluluk hormonları sayesinde dış etkenlerin yarattığı takıntılı ruh haliyle çok daha rahat başa çıka bilirsiniz. İşte sürekli ertelediğimiz en önemli egzersizimiz. Olumsuzluk bulaşıcıdır. Ne zaman bir harala gürele, ne zaman bir toz toprak görsek gözlerimizi o taraftan alamayız. Bu durumdan, yüzlerinden gülümseme ve dolayısıyla mutluluk eksik olmayan tatlı insanlarla daha fazla zaman geçirerek çıka bilirsiniz. Yanında kötü hissettiğiniz, enerjinizi düşürdüğünü hissettiğiniz insanlardan uzak durun. Onlarla bir araya gelmemeye çalışın. Aşırı baskı ve stres altında hissettiğiniz zamanlarda, sohbet hatlarından faydalana bilirsiniz. Yedi yirmi dört hizmet halinde olan sohbet hatlarına ait numaralara sitemiz üzerinden ulaşa bilirsiniz. Tamamen güvenli ve yüzde yüz kalitelidir.

 

Beden Dili – Sohbet Hatları

Kendini geliştirmek isteyen insanlar için beden dili her zaman önemlidir. Bedenin dilini çözen insanlar toplumda, sosyal hayatlarında başarılı olurlar. O yüzden beden dili herkes için önemlidir. Öğrenci için, öğretmen için, anne için, ev hanımı için, çalışan için, yönetici için…Gelin sevgili sohbet hatları kullanıcıları hep beraber günlük hayatta en sık kullanılan beden dili hareketlerini öğrenelim: Bacaklarınızı sallamak: Bacak sallamak, gergin olduğunuzu belli eder. Biriyle iş görüşmesindeyseniz ya da biriyle konuşurken sizin gergin olduğunuzu anlamasını istemiyorsanız bacaklarınızı sallamamaya dikkat edin. Dudağınızı ısırmak: Dudak ısırmanın 2 farklı anlamı vardır. Biri, gergin olmanız diğeri, konuştuğunuz kişiye karşı ilgi duymanız. Günümüzdeki kitaplar ve filmler genellikle dudak ısırmayı cinsel çekimle ilişkilendirdikleri için size gerginken dudak ısırmamanızı öneririz! Sürekli hareket etmek: Gergin olduğunuzu gösteren bir diğer hareket de sürekli hareket etmektir. Sürekli oturup kalkmak, yer değiştirmek endişeli ya da heyecanlı olduğunuzu gösteren en belirgin hareketlerden biridir. Aşağı bakmak: sevgili sohbet hatları kullanıcıları Bu hareket, konuşulan konuyla ya da konuştuğunuz kişiyle çok da ilgili olmadığınızı gösterir. İster aşağı ister elinizdeki telefona bakıyor olun, konuşulan konuya ya da konuşan kişiye bütün dikkatinizi vermemeniz onunla ilgilenmediğinizi gösterir. Karşınızdaki kişi ya da konu ilginizi çekmiyor olsa bile göz kontağınızı korumaya özen gösterin ve karşınıza nezaketen de olsa ilgili görünün.Göz devirmek: saygısızlık göstergesidir. Karşınızdaki kişiye ‘’Ne söylediğin umurumda değil’’ demiş olursunuz. Bu hareket genellikle ergenler arasında popülerdir sevgili sohbet hatları kullanıcıları çünkü onlar her şeyden ve herkesten rahatsızlık duyarlar. Elleri kalçalara koymak Elleri kalçaya koymak, sabırsızlık ve bıkkınlık göstergesidir. Bu tip sinyaller karşınızdaki kişiye de aynı hislerin geçmesine neden olurlar ve negatif sinyaller göndermek asla hoş bir şey değildir. Kollarınızı çapraz birleştirmek: bacak sallamaktan daha az belli olan bir vücut dili şeklidir her şeyi ortaya koyar. Bu, kişinin, utangaç olduğu için kendini açmaktan çekindiği, konuyla ya da kişiyle ilgilenmediği ya da konuyu ya da kişiyi umursamadığı anlamına gelebilir. Kollarınızı çapraz yapmamaya özen gösterin aksi takdirde karşınızdaki insana kaba ve saygısızca davranmış olursunuz.

 

 

 

Çekingenlik – Canlı Sohbet Hatları

Çekingenliği sebebiyle sosyal hayatta problem yaşayarak iletişim ihtiyacını gidermek için canlı sohbet hatlarına gelen yüzlerce kullanıcımız mevcut. Çekingenlik tanımı da tecrübe ediliş biçimleri de oldukça geniş ve çeşitlidir. Kimisi için kendini anlatamamak, ifadesizlik, sessizlik, utangaçlıktır, kimi insan ise bunu kaygı bozukluğu, anksiyete, panik atak ve çeşitli fobilerle çok daha sert ve fiziksel olarak da acı veren şekilde deneyimler. Çekingenlik diye tabir ettiğimiz ve hayatta aslında bir sonuç olarak yaşadığımız bu durumun altında birbirinden çok farklı bilinçaltı sebepler ve kayıtlar bulunur. Daha önce bilinçaltı yazımda da anlattığım gibi, bilinçaltı salt akılla anlayıp yönetebileceğimiz ve akıl kadar sınırlı bir şey değildir. İnsanların çekingenlikle ilgili çözüm algısı genellikle oldukça basittir: ya çekingen olan insandan faydalanılır ya da o kişi sürekli daha “girişken olma” konusunda uyarılarak iteklenir. “Sesin çıksın biraz, biraz girişken ol!” gibi cümleleri pek çoğumuz defalarca duymuş ve hatta kurmuşuzdur da. Fakat bu yöntem çözüm üretmediği gibi çekingen diye tabir ettiğimiz kişiyi daha da sıkıştırabilir ve yaşamla arasındaki mesafenin daha da açılmasına yol açabilir. Yapamıyorsa bir sebebi var ve çözüm zorlamak değil! Sevgili canlı sohbet hatları kullanıcıları, çözüme gidebilmek için deneyimlediğiniz çekingenliği doğru tanımlamanız önemli. Çekingenliğin ifade konusunda mı, eyleme geçmekte mi, saklanma ve kendini saklama ihtiyacın mı var, güvende mi hissetmiyorsun, insanlara mı öfkelisin, kendini değersiz mi hissediyorsun, hata yapmaktan mı korkuyorsun, yaşamı kendini ifade etmek isteyecek kadar değerli mi bulmuyorsun, çekingenlik ile kendini ya da diğerlerini mi cezalandırıyorsun, çekingenliğin sadece otorite karşısında mı aktive oluyor, senin için otorite nedir ve kimlerdir? Kendine karşı şefkatli ve sabırlı olarak duygularını gözlemleyerek çekingenlik rutininin altındaki duygu gerçeğini bulmayı deneyebilirsin. Kendini hayattan ve diğerlerinden çektiğin her anda kendine şefkatle sor: “Ne olsa kendimi güvende hissederim/kendimi daha iyi ifade ederim/kolayca harekete geçerim…?”. Sevgili canlı sohbet hatları kullanıcıları,Kendinde tespit ettiğin duyguları bu soru kalıbının içine oturtarak kendine sor. Çözümü bulacaksın.

 

Sohbet Telefonları Ait Olmak

İnsan neden ait olma duygusu ile büyür ve ölür? Neden hep kendinden daha büyük, daha güçlü bir olguya ait olmak ister? Neden bir takıma, bir dine, bir ülkeye kısacası karşılığını hiçbir zaman alamayacağı olgulara ait olmak ister sevgili sohbet telefonları kullanıcıları? Nedir bu yalnız olmaktan kaçış? Neden hep kendinden daha güçlüyü arayıp, bulunca şucu bucu olma isteği? Böyle mi büyütülüyoruz, yoksa sistem gerçekten de böyle mi? Gözle görülür elle tutulur hiçbir kazancı olmamasına rağmen neden illa bir yerin bir parçası olma isteği? Asıl olan bir yere ait olma duygusu mu yoksa kendi gücümüzden korkup başka şeylerden medet ummak mı?” Yukarıdaki satırlar bir danışanıma ait. Derin düşünen ve kendisini sorgulayan bir insan olduğu için bu tür soruların cevaplarını araması çok doğal. Sanırım kendisini sorgulayan birçok insanın zihnine takılan sorular bunlar. Ait olma duygusu, milyonlarca yıl diğer canlılarla ortak yaşam alanını paylaşan insanın türünü devam ettirebilmesi için gerekli bir duygu. Topluluklar halinde yaşayan diğer canlı türleri gibi insan türünün de tek başına varlığını sürdürebilmesi ve bugünlere gelebilmesi mümkün olamazdı. Özetle ait olma duygusu doğuştan getirdiğimiz bir duygu. Ve ne yazık ki sevgili sohbet telefonları kullanıcıları sağlıklı bir şekilde tatmin edemediğimizde sağlıksız yollara başvuruyoruz. Aidiyet duygumuzu tatmin edecek bir ortam yoksa kendimizi özgün hissedeceğimiz toprak da yoktur. Ait (benzer) olma ihtiyacı ile tam zıttı olan özgün (farklı) olma ihtiyacı aslında birbirini tamamlar. Biri sağlıklı tatmin edilemiyorsa diğerinin tatmini de sağlıksız olacaktır. Örneğin eğer aidiyet duygumuzu inandığımız bir din ya da bir futbol takımıyla doyuruyorsak, farklı olma ihtiyacımızın tatminini de kaçınılmaz olarak diğer dinlerden ya da takımlardan farklı olmamızda ararız. Ya şoven milliyetçi ya bağnaz dindar ya da fanatik taraftar oluruz. En üstün ırka sahip olduğumuzu düşünüyorsak sevgili sohbet telefonları kullanıcıları, ait olduğumuz ırkımız için gözümüzü kırpmadan canımızı feda ederiz. Bizi belirleyen dinsel aidiyetimizse diğer dinlere mensup olanlar ya da dinsizler bize katli vacip insanlar olarak gözükür.

 

 

 

Zamansızlık – Sohbet Hatları

Akıp giden zamanı takvime sığdıranlardan mısınız sizde sevgili sohbet hatları kullanıcıları? Kolunuzda taşıdığınız zaman makinasının insan eli değmiş suniliğini unutup, geçen saatlere, günlere, senelere anlam yükleyenler…Modern çağın, zaman yönetimi için sonsuz akış halinde olan yaşamı planlı dilimlere bölmesine alıştınız mı? Hayallerinizi, umutlarınızı ertelediğiniz günlerin elbet bir gün geleceğini düşündüren nedir size? Dünün, bugünün ve yarının zihninizdeki karşılığı, yaşadıklarınız, yaşıyor olduklarınız ve yaşayacaklarınızın başka bir adı mı? İnsanın fark etmesi gereken belkide en önemli kavramlardan bir tanesidir zaman mevhumu. Doğduğun andan itibaren başlayan ve öleceğin güne kadar sürecek olan, bir çoğumuz için ölümden sonra da sonsuzluk adıyla devam edecek olan var oluş halini tanımladığımız bir kesit. Tarihsel süreç içinde çok başka isimler altında anlaşılmaya çalışılan, kum saatlerine sıkıştırılan, güneş takvimlerinde aranan, nesnesinin gölge boylarına yansıyan, insanın bir şekilde isim takmaya çalıştığı o sonsuzluğun ürpertici haline isim arayışı, zaman. Kafa karışıklığı işte tamda bu anda başlıyor. Oysa içinde yaşadığımız kainatın eylemlilik halinde devamlılığı, değişimi asıl olanken, hatta ve hatta uzayın başka noktalarında göreceliliğe göre zaman algısı değişiyorken, milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galaksinin mevsimlerinin değişimleri dahi ön görülemiyorken, bu kadar kendi içine genişlemiş var oluşu kolumuzdaki makinanın akrebiyle, yelkovanı arasına sıkıştırmamız neden? Belkide dünya denilen gezegende varlık sürdürmek zorunda olan insan organizmasının duygusal korkularından kaynaklanıyordur buda, her arayışı gibi. Geçmişle ifade edilen bir yerlerde yaşanılan acının yükünü azaltmak için, herşeyin ilacı zaman diyebilmek için duvardaki takvimde akıp giden sayılara ihtiyaç duyduk. İnandık ki şu kadar vakit geçerse unutulacaktı herşey. Sabredilirse toprağa ekilen her tohum fidan olacaktı ve sanılacaktı ki o tohumun değişiminin asıl sebebi toprağın altında kaldığı süre olacaktı. Sevgili sohbet hatları kullanıcıları, aslında süre değildi, aslında o tohumun genetiğinde olan başkalaşımın açığa çıkan potansiyeliydi , onun değişimini herşey gibi zamana bağladığımızdan beri, asıl olanın sanatsallığını ıskalayıp kalbimizi de soğuttuk. Bedendeki, kalpteki yaralar bir müddet sonra geçecekti. Beklenen gelecekti sevgili sohbet hatları kullanıcıları. Zamansızlığa ölenler kalbin zamansızlığında sonsuza kadar yaşayacaktı, özlenecekti, anılacaktı.

 

Hayatın Anlamı – Sohbet Hattı

Herkesin zaman zaman yaşamında anlamsızlık ve büyük bir boşluk hissettiği anlar olmaktadır. Sizlerde bu boşluğu telafi etmek için sohbet hattına gelmiş ola bilirsiniz. Genellikle bir travma sonrasında yaşanan bu anlarda kişiler sıkı sıkıya tutunduğu bağları sorgulamaya başlamaktadır. Bunun çeşitli sebepleri vardır, fakat varoluşçu psikoterapiye göre bunun sebepleri kişinin hayatında olan derin anlamsızlık duygusudur. İnsan elinde olmadan bu dünyada var olan ve varlığını fark edebilen tek yaratıktır. Varlığını fark etmekle beraber varlığının neden ve niçinlerini sorgulamak durumundadır. İnsan varlığına anlam aramakta bu da kişiyi bunaltıya ve kaygıya sürüklemektedir. Herhangi bir insan başka birine hayatın anlamını sorduğunda yüzlerce cevap alır, hayat çok anlamlıdır, yapılacak çok iş vardır. evlenme, kariyer, çocuk sahibi olma, çocuk yetiştirme gibi cevaplar alırız. Sevgili sohbet hattı kullancıları, yaptığımız işlerin bizim için o an önemi büyüktür ve hayati değerdedir, örneğin, üniversiteden mezun olmak, yeni bir iş bulmak , yeni bir şehre alışmak gibi. Fakat insanoğlu geriye doğru bakıp bebekliğinin, çocukluğunun, oyun çağının, okul hayatının, meslek hayatının her bir evresinde edindiği amaçlara baktığında bunları sadece tatlı bir gülümseme ile hatırlayacaktır. O zamanlar onlar ne kadar da çok önemsenmişti; fakat şu an sadece bir tebessüm oluşturmanın ötesine gidememektedirler. O zamanlar büyük bir anlam taşıyan olgular şu an anlamını kaybetmiştir. Sevgili sohbet hattı kullancıları, kişi anını düşündüğünde ise asıl önemli olan şu an kendisine hedef olarak koyduğu şeydir. Kişilere sorduğumuzda herkesin gelecekle ilgili planları vardır, bir saat sonra ne yapılacağı ,bir gün sonra ne yapılacağı on yıl sonra ve emeklilikte dahi ne yapılacağı aşama aşama kişinin zihninde programlanmıştır. Fakat ne yazık ki bir dakika sonrasında dahi hayatta kalıp kalmayacağımızı bilmemiz mümkün değildir. Gece yatağımıza yattığımızda bir kanseri hücresi harekete geçmiş bir yıl sonra ölümümüzü gerçekleştirmek için faaliyete başlamış olabilir. Vücudumuzun herhangi bir bölgesinde oluşmuş olan pıhtı, kalp damarlarımızı tıkayarak bizi ölüme götürebilir, veya felçli bırakabilir. O an başka bir şehirdeki çocuğumuza araba çarpmış ve yaşam mücadelesi vermiş olabilir.

 

Sosyal Ağlar – Sohbet Telefonları

Sosyal ağlar üzerinden kurulan sohbetler öyle bir noktaya geliyor ki, kişilerin uzun zamandır aradıkları aşkı bir anda karşılarına çıkarabiliyor. Peki sevgili sohbet telefonları kullanıcısı, internet ortamında kurduğunuz iletişim gerçekte de umduğunuz kadar iyi olabilecek mi? İlk izlenim karşımızdaki kişiyle ilgili öngörüler sağlarken, ilk buluşmada uyulması gereken altın kurallar nelerdir? İşte, ilk buluşmada dikkat edilmesi gerekenler ve iyi izlenim bırakmak için altın kurallar! Büyük gün geldi. Uzun zamandır internette konuştuğunuz fakat henüz yüz yüze görüşme fırsatı yakalayamadığınız kişiyle sözleştiniz. Peki, siz ilk görüşmenin önemine inananlardan mısınız yoksa ilk görüşme sizin için sıradan bir günü mü ifade ediyor? Birçoğunuz için oldukça heyecanlı geçecek ve kendinize daha fazla özen göstereceğiniz bir gün olacağını duyar gibiyiz. Kim bilir belki de karşınızdaki kişiden çok etkilenecek ve o gün hayatınızın aşkı ile yüzleşeceğiniz ilk gün olarak tarihe geçecek. Elbette ki herkes kusursuz bir ilk buluşma ister. Üyelerin birçoğu kusursuz bir ilk buluşma gerçekleşmesi adına karşısındaki kişinin bakımlı görünmesini ve programa geç kalmayarak dakik olması gerektiğini söylüyor. Ne demişler? İlk izlenim son izlenim olarak kalabilir. Hayatımızın birçok alanında ilk izlenimin önemi büyüktür. Bu nedenle sevgili sohbet telefonları kullanıcısı karşı cinsin ilgisini çekebilmek için bakımlı görünmek ve planlanan saatte buluşma yerinde olmak önemlidir. Kadınlar, genellikle kendilerini olduğu gibi ifade eden erkeklerden hoşlanırlar. Bu yüzden, kendinizi belli bir kalıba sokmaya çalışarak değil, doğal ve samimi bir şekilde kendinizden bahsederek ancak biraz da gizemli kalarak sohbet edebilirsiniz. Bir diğeri ise sevgili sohbet telefonları kullanıcısı, anlatıcı olduğunuz kadar aynı zamanda iyi bir dinleyici olmak. Karşınızdaki kişiye sorular sormanız, onunla ilgili konuların sizin için merak uyandırdığını hissettirir. Bu nedenle, ilk buluşmanızda sohbetinizi derinleştirecek ve karşınızdaki kişiyi biraz olsun tanıyabileceğiniz ancak fazla detaya girerek rahatsız etmeyecek biçimde sorular sormanız anlamlı olacaktır. Örneğin, sevdiği yemekleri, hobilerini, tatil planlarını ve karşınızdaki kişinin zevkleri ile ilgilendiğinizi belirtecek bunun gibi sohbet konuları açabilirsiniz.

Kendi Sanal Dünyanız – Sohbet Numarası

Kişinin nesnel tarafsız değil de, kendi inandığı ve var olduğunu düşündüğü gerçekliğe inanışı, bir çeşit sanallık felsefesidir. Burada yalnızca bilgisayar ortamındaki sanallıktan değil de, aynı zamanda kişinin kendi dünyasında gerçek yaşamın içinde oluşturduğu bir sanallıktan da söz ediyorum.Ben belki küçükken sanallıktan çok uzaktım.Sanal alemin herkesi kendine ait bir sohbet numarası kullanmaya teşvik edebileceğini düşünemedim.Gözlerimin sonucunda öyle bir şey fark ettim ki gelin sizde anlatayım bunu.Fakat son yıllarda arttırılmış gerçeklik ve başka teknolojik yaklaşımlarla sanal ve gerçeğin sınırları giderek birbirine karışmaktadır. İnsanların çoğu zamanlarının çoğunu artık sanal dünyada geçirmektedir. Diğer yandan kendi yaşamlarında oluşturdukları sanallık felsefesi de insanların nesnel gerçekliği algılamasını giderek daha da zor bir hale getirmektedir. Bazı kişiler karşıdaki duvarı yada ormandaki ağacı görmek istemez, ya da ağacı olduğu gibi değil de kendi algıladığı bambaşka bir biçimiyle görmek ister. Ya da orada bahçede bir ağaç olduğunu yadsır ve ağacı yok sayar kişi, kendisini de buna inandırmaya çalışır. İkisi arasındaki çelişen durumlar bizi sohbet numarası edinip bu konuyu yakın çevremizle tartışma isteği sağladı.Geçenlerde yazılarımızı büyük bir hevesle takip eden bir okuyucumuz şu soyu sordu: “Gerçek nedir?” dedi.İki bin yıldır filozofların üzerinde çalıştığı ve kesin bir yanıt bulamadığı bir soruya yanıt vermek çok kolay değildir. Ama yine de felsefe ve bilim bu soruya yanıt vermekte biraz aşama kaydetmişlerdir bu süreç içerisinde. Gerçek, doğru ve hakikat kavramları birbirinden farklı kavramlardır. Ancak bu kavramlar günlük hayatın içinde sanki aynı şeyi ifade ediyorlarmış gibi aynı anlamda ele alınırlar.Sanal kavramların ucu açıktır ve bizi hep soru sormaya yönlendirir.Hatta sohbet numarası alırken bile gerçek olup olmayacağının belkide soyut kişilerle konuştuğumuzu sorgularız.

Duygularını Göstermek – Sohbet Hatları

Bu yazımızda özellikle anne babalara tavsiyemiz var.Neden çocuklarına gerçek duygularını gösterebilmeleri gerektiğin açıklayacağım. Bu çok hassas bir konudur ve çocuğunuzun geleceği tamamiyle buna bağlıdır.Siz bir çocuğa ne verirseniz gelecekte mutlaka onu biçersiniz bu her zaman böyledir ve böyle kalmaya devam edecektir.Sevgi eksikliği ileriki yaşlarda çocukların giderek karakter bozulmaları yaşamalarına sebep olur.Siz bir çocuğa gerçek hislerinizi gösteremediğiniz sürece çocuk toplumdan kendini soyutlamaya başlayacak sohbet hatları kurmaktan kaçınacak ve eğitim güçlüğü yaşayacaktır. Yapılan araştırmalar sonucunda olumsuz duyguları saklayıp, olumlu duyguları abartarak göstermek anne babaların mutlulukları için iyi değil.Çocukları için “harika” bir anne baba olmaya çalışan kişiler, çocuklarıyla olan ilişkilerinde daha düşük seviyede gerçeklik hissettiklerini, onların duygularına daha az karşılık verdiklerini ifade ettiler.İki farklı araştırma yapıldı ve şöyle bir sonuca ulaşıldı:” Ailelerin kendilerini kötü hissetmelerinin arkasında yatan sebep, bu şeklide davranmanın daha az gerçekçi olması ve kendilerine karşı dürüst davranmıyor olmaları. Olumlu duyguları abartmak yerine çocuklara duygularımızı kontrol edebildiğimizi göstermek onlar açısından çok daha örnek bir davranış olacaktır.Hatta çocukla ailesi arasında sohbet hatları yaratmaya sürüklemeye başlayacaktır. Ebeveyinler yapılan araştırmada davranış biçimlerine pek dikkat etmiyorlar ve bunun sonucunda duygularını kontrol etmek yerine duygularını tamamen öldürebiliyorlar.Aslında duygularımızı abartırken zevk alıyormuş gibi görünsek de çocuklar için bu bir sendrom haline dönüşebiliyor.Çocuk yetiştirebilmek,eğitmek ve bakmak zor iş ama onlara örnek olacak bir model olmak zorundayız.Duyduklarınız kendi içinizde nasıl yaşıyorsanız onu da olduğu gibi dışa vurun ki gerçekçilik seviyeniz artsın böylece çocuğunuza kendinizi iyi bir şekilde ifade edebilme özelliğiniz artacak ve onun eğitimi ve yetişkinlik hayatında sohbet hatları kurarak kendini doğru ifade edebilmesini sağlayacaksınız.

 

Kötümserlik – Sohbet Hatları

Kötümserlik hiç kimseye bir şey kazandırmaz. İyimserler kötümserlerden çok yaşıyor. Mayo Clinic Proceedings tıp dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, araştırmaya katılanlardan en kötümserlerin herhangi bir nedenle erken yaşta ölme riski, iyimserlerden yüzde 42 fazla. Kuzey Carolina”daki Duke Üniversitesi Tıp Merkezi”nden çalışmayı yürüten Dr. Beverly H. Brummet ve ekibi, bu bulguların çeşitli faktörlerle açıklanabileceğini söylüyor. Hayata polliyanna gözüyle bakabilen kişilerin daha fazla yaşadığı ortaya koyuluyor.Yani herşeyle pozitif sohbet hatları yaratanların daha fazla yaşadığı ve hastalıklara yakalanma riskinin daha az olduğu söyleniyor. Şimdi sizlere kötümserlik ruhundan tamamen kurtulabilmeniz adına birkaç tavsiyede bulunabilmek istiyorum.

Başladığınız veya hedeflediğiniz bir şeyin olumsuz olacağını düşünmeyin hiçbir zaman yoksa başarısız olma ihtimaliniz artacaktır.Bu sebeple pozitif gücünün farkına varmalı ümit ve iyimserliğin başarıyı çektiğini unutmayın. Çözüm yolları bulmaya çalışırken etkili yolları kullanabilmek için kendinize pozitif yollar belirlemeye çalışın.Hep iyi olacağını hayal edinHangi tutumların sizi pozitifliğe sürekleyeceğini iyi bilin ve sohbet hatları yaratmaya çalışın. Böylece başarıların yavaş yavaş oluştuğunu göreceksin. Bu, özgüvenini sağlamlaştıracak. Çevrenizde daima iyimser düşünen insanların bulunması çok önemli onların tutum ve davranışlarını gözlemleyin. Gözlem yaparak iyimser yaklaşımı öğrenebileceğin gibi bilinçdışı düzlemde iyimserliğin sana da bulaşmasına izin vermiş olursunuz.Herşeyden önce inanmak çok değerli inanabildikten sonra tüm iyi şeyleri kendinize çekebilirsinizOlumsuzluklara gülüp geçebilmeyi öğrenmelisiniz ancak o zaman gerçekten yol katetmiş olursunuz. Mizah gücü negatif olayı ve bundan kaynaklanan kötümserliği daha rahat yenmeni sağlar. Kendini muhtemel hayal kırıklıklarından koruma dürtüsüyle ortaya çıkan ”zorunlu kötümserliğin” tuzağına düşmeyin.Mutlaka sizi kötümser olmaya sürükleyecek yönlerinizle çatışarak savaşıp mücadele edin ve onlarla sohbet hatları kurun.